|
|
|
Nice
şair ve yazarı serin gölgesine çeken Emirgan Çınaraltı,
Mehtap Kafeterya ile birlikte deyim
yerindeyse sınıf atlamıştı...
Köfle kısımlarına koltuk ve masalar yerleştiren Mehmet
Ulusal, böylece dönemin ünlü edebiyatçılarını ağırlamaya
başlar. Hatta öyle ki; açtığı mekanın ismini bizzat Yahya
Kemal verir. Gerisini Mehmet Amca'dan dinleyelim: “ O
zamanlar için lüks bir mekandı Mehtap. Seçkin insanlar
gelirdi, hep...Yahya Kemal bana ”Genç Patron” diye
seslenirdi. 25 yaşındaydım. Bana, bu mekana bir isim koy da
arkadaşlara söyleyelim, dedi... “Sen varken bana isim koymak
düşer mi?” dedim. Etrafından 16 kişi çıktı, Bana 16 tane
kağıt getir. Kalemi olmayan var mı? dedi. Hepsi değerli adam
olduğu için herkesin kalemi vardı tabii. Herkes bir isim
yazdı. “Hocam, okumaya ilk senden başlayalım” dediler.Yahya
Kemal “Mehtap” deyince hepsi yazdıklarını buruşturup
attı.Ünlü flair Yahya Kemal Beyatlı’nın neredeyse her gün
uğradığı Mehtap Kafeterya’nın tam önünde o zamanlar bir çam
ağacı varmış. Mehmet Amca, “Kanlıca’nın üzerinden mehtap
doğarken çam dolunayı ikiye bölerdi, yukarı çıkanca da
birleşir tek parça olurdu. Yahya Kemal bunu izlerdi”
diyor.Beyatlı’nın her ikindi vakti gelip gece 1’e kadar
oturduğunu söyleyen Mehmet Ulusal “Yahya Kemal çok
dağınıktı, her yediğini üzerine akıtırdı. Boğazına çok
düşkündü, diyor; gülümseyerek...Sık sık da ateşli
konuşmalarını dinlemek için masalarına oturduğunu
belirtiyor.Tabi Yahya Kemal’in yanında Necip Fazıl
Kısakürek,Behçet Necatigil,Faruk Nafiz Çamlıbel,Celal Bayar,
Fuad Köprülü, Osman Yüksel Serdengeçti, Şemsettin Günalp ve
Kasım Gülek gibi pek çok sanatçı ve siyasetçinin de çay içip
sohbete katılmak için geldiği bir yermiş Mehtap.”O zamanlar
burası hep bülbüldü, her yerden bülbül sesi duyulurdu, diyor
Mehmet Amca...2007 kasım ayında tahliye olduktan sonra yeni
mekanına taşınan Mehtap Kafeterya, burada yine eski lezzet
ve damak tadıyla yıllardır sürdürdüğü hizmetini 1951’den
günümüze devam ettiriyor...Mehmet Amca’dan
alıntılar;Mehtap’ı ilk açtığım yıl bahçeye dört çınar , iki
tane ıhlamur dikmiştim. 1990’da İstanbul Orman
Fakültesi’nden mühendisler geldi. Benim diktiğim çınarların
yaşını 132 diye hesaplayıp,“Tarihi Çınar” diye kayda
aldılar.Faruk Nafiz Çamlıbel, gelirdi. Milletvekili olduktan
sonra seyrek gelmeye başladı.Reisi Cumhurken Celal Bayar
gelirdi. Sonra Süleyman Demirel, Nazmiye Hanım’la birlikte
gelirdi.Sakıp Sabancı’nın babası Hacı Ömer Sabancı yazları
gelirdi. Her gün uğrardı.En çok çayımızı içen Atatürk’ün
talimatıyla siyasete giren Adana Millet vekili Kasım
Gülek’ti. |